SON DAKİKA

Haber Oku

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

31 Ağustos 2026 - 8:37 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Evden uzakta çalışarak geçen üç yılın ardından

boşanma evrakları imzalandığı gün Gamze evimize taşınmak istedi. Kerem’e tebessüm ederek izin verdim. O akşam Kerem eve döndüğünde onu hayatının en büyük şoku bekliyordu. Kendi parammala aldığım tüm mobilyaları, tabloları, hatta mutfaktaki kahve makinesini bile nakliye şirketiyle taşıtmıştım. Ev kapkaranlık ve çırılçıplak bir duvardan ibaretti…Kerem boş koridorda yankılanan sesiyle, “Burada ne oldu?” diye bağırdı.

Yıllardır evimizde çalışan emektar yardımcımız Türkan Hanım önlüğünü yavaşça çıkardı: “Leyla Hanım kendisine ait olan her şeyi aldı. Ben de istifa ediyorum çünkü ben boş bir ev için değil, Leyla Hanım için çalışıyorum.”

Kerem bunun sadece geçici bir kıskançlık krizi olduğunu, bir yıl sonra benden af dileyip geri dönebileceğini sanıyordu. Oysa bir kadının sessizce ağlaması, içindeki sevgiyi tamamen bitirene kadardır.

Babamın İstanbul’daki köşkünün kapısında beni karşıladığı anı hiç unutamam. Yıllar önce Kerem’le evlenirken ailem karşı çıkmıştı. Babam, Kerem’in beni ben olduğum için değil, ailemin toplumdaki itibarını ve gücünü kullanmak için sevdiğini söylemişti. Haklıydı. Kerem, başarısını tek başına elde ettiğini kanıtlamak için sürekli bir üstünlük kompleksiyle yaşıyordu. Beni yurt dışı görevlerinde yanında istememiş, o lüks dairede Gamze ile üç yıl boyunca yaşamıştı.

Özgürlüğüme kavuştuğum ilk hafta, Gamze’nin sosyal medyada Kerem’le olan gizli fotoğraflarını ve videolarını paylaşmasıyla büyük bir skandal patlak verdi. Şirketin hisseleri dibe vurdu, yönetim kurulu Kerem’i sorgulamaya başladı.

Gamze, Kerem’in sandığı gibi mütevazı bir kadın değildi. Sürekli pahalı hediyeler, lüks tatiller ve gösterişli bir düğün talep ederek Kerem’in kalan tüm servetini ve itibarını tüketmeye başladı. Kerem ne kadar büyük bir hata yaptığını ve hayatının kontrolünü kaybettiğini anladığında artık çok geçti.

Bir gece yarısı Kerem, babamın köşkünün kapısına dayanıp, “Leyla hâlâ benim karım!” diye bağırdı.

Erkek kardeşim kapıya çıkıp yüzüne soğuk bir gerçeklik çarptı: “O artık senin karın değil ve bir daha asla olmayacak.”

Kerem o gece demir kapıların ardında, hırsı ve kibri yüzünden hem gerçek sevgiyi hem de hayatını nasıl mahvettiğini anlayarak tek başına kaldı. Ben ise ailemin desteğiyle, kendi ayaklarımın üzerinde durduğum huzurlu ve güçlü yeni hayatıma gururla adım attım.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA