6:48 am - Hematom’un Bakın Nedenleri Neler ve Tedavisi Nasıl Olur
6:34 am - Stresli Olan İnsanlar Bakın Neden Kilo Verir?
6:08 am - İlk Randevunuzda Unutulmaz Olmanın 7 Yolu
5:55 am - Çocukların Beslenme Tarzı Akıllıklarını Nasıl Etkiliyor
11:23 am - Nasır Olan Ayak Bakımı Bakın Nasıl Yapılır?
11:18 am - Koltuk Altınızın Karartması Bakın Nasıl Geçer
2:16 pm - Memurlar izinli oldukları günlerinde başka bir yerlerde çalışabilir mi?
2:05 pm - Dünyanın en uzun yıldırım kayıtları tespit edildi
2:00 pm - Yıllar önce yaşamış olan böceklerin renkleri keşfedildi
1:55 pm - WhatsApp’ın en iyi özellikleri! senin için çok yararlı olacak
Ablam öz kızımın vücudundaki lekeler yüzünden d’alga geçti..Nisan’ın omuzları titriyordu. Başını öne eğmiş, gözyaşlarının masaya damlamaması için dudaklarını sıkıyordu.
Efe ise fotoğraf makinesini masaya bıraktı ve hiç beklenmedik bir sakinlikle Sevil’e baktı.
“Sen bütün yol boyunca Nisan’ın değil, kendinin nasıl göründüğüne baktın. Ama ben objektifimle hep seni çektim.”
Masadaki herkes donup kaldı.
Sevil’in yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Ne saçmalıyorsun sen?” diye sertçe çıkıştı.
Efe makinenin ekranını açtı.
“Ben fotoğraf çekmeyi seviyorum. Annem bana hep iyi bir fotoğrafın sadece insanın yüzünü değil, karakterini de gösterdiğini söyler.”
İlk karede Nisan, sahilde küçük bir çocuğun düşürdüğü kovayı alıp ona uzatıyordu. Arka planda ise Sevil aynasını çıkarıp saçlarını düzeltiyordu.
İkinci karede yaşlı bir turist kumlara oturmuş ayakkabısını giymekte zorlanıyordu. Nisan eğilip ona yardım ederken Sevil kadrajın dışında kalmamak için omzuyla onu itiyordu.
Üçüncü fotoğrafta ailece gün batımını izliyorduk. Hepimiz denize bakarken Sevil yalnızca telefonunun ön kamerasına bakıyor, kendi yüzünü kontrol ediyordu.
Masadaki sessizlik daha da ağırlaştı.
Efe fotoğrafları tek tek göstermeye devam etti.
Bir karede Nisan, küçük kardeşine güneş kremi sürüyordu.
Bir diğerinde babasına havlusunu uzatıyordu.
Başka bir fotoğrafta ise yaşlı bir çifte aile fotoğrafı çekmelerine yardım ediyordu.
Her karede Nisan’ın yüzünde içten bir gülümseme vardı.
Doğum lekeleri de vardı.
Ama onları gören kimsenin aklına çirkinlik gelmiyordu.
İnsan sadece mutlu bir genç kız görüyordu.
Sonra Efe son fotoğrafı açtı.
Bu fotoğrafı kimsenin çektiğini bilmiyorduk.
Sevil, Nisan’ın arkasından telefonunu arkadaşına uzatmış, alay ederek onun doğum lekelerini yakınlaştırıyordu.
Yüzündeki küçümseyici gülümseme çok net görünüyordu.
Sevil’in nefesi kesildi.
“Efe… O fotoğrafı sil.”
Efe başını salladı.
“Hayır.”
“O sadece şakaydı.”
Bu kez söze ben girdim.
“Hayır Sevil. Şaka insanı güldürür. Senin yaptığın ise bir çocuğu utandırmaya çalışmaktı.”
Babamız sandalyesini geriye itti.
Yetmiş yaşındaki adamın sesi ilk kez bu kadar sert çıkıyordu.
“Ben seni böyle yetiştirmedim.”
Sevil gözlerini kaçırdı.
Annem ise Nisan’ın yanına gidip ona sarıldı.
“Kızım,” dedi titreyen sesiyle, “senden utanması gereken tek bir kişi bile yok.”
Nisan hıçkırarak anneannesine sarıldı.
Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.