6:48 am - Hematom’un Bakın Nedenleri Neler ve Tedavisi Nasıl Olur
6:34 am - Stresli Olan İnsanlar Bakın Neden Kilo Verir?
6:08 am - İlk Randevunuzda Unutulmaz Olmanın 7 Yolu
5:55 am - Çocukların Beslenme Tarzı Akıllıklarını Nasıl Etkiliyor
11:23 am - Nasır Olan Ayak Bakımı Bakın Nasıl Yapılır?
11:18 am - Koltuk Altınızın Karartması Bakın Nasıl Geçer
2:16 pm - Memurlar izinli oldukları günlerinde başka bir yerlerde çalışabilir mi?
2:05 pm - Dünyanın en uzun yıldırım kayıtları tespit edildi
2:00 pm - Yıllar önce yaşamış olan böceklerin renkleri keşfedildi
1:55 pm - WhatsApp’ın en iyi özellikleri! senin için çok yararlı olacak
“Anne…” diye fısıldadı oğlum. “Sen… bunu gerçekten yaptın mı?”
Gözlerimi yüzünden ayırmadan başımı hafifçe salladım.
Gelinim Pelin, elindeki kâğıtlara tekrar baktı. Dudaklarındaki o kendinden emin gülümseme birkaç saniye içinde kaybolmuştu. Az önce bavulumu kapının yanına koyarken neredeyse neşeyle dolaşan kadın şimdi belgeleri titreyen parmaklarıyla çeviriyordu.
Oğlum Bülent ise tek kelime edemiyordu.
Kapıda duran avukatım Vedat Bey, sesini yükseltmeden konuştu.
“Hanımefendi üç gün önce evin mülkiyetiyle ilgili gerekli işlemleri başlattı. Ayrıca bankadaki bazı hesaplar ve vekâlet yetkileri konusunda da değişiklik yapıldı.”
Pelin aniden bana döndü.
“Ne demek bu?”
“Gayet açık,” dedim.
Sesim sandıklarından daha sakindi.
“Oturduğunuz ev artık sizin geleceğiniz değil.”
Bülent kâğıtları tekrar okumaya başladı. O ev, kırk üç yıl önce rahmetli kocam Sami ile birlikte aldığımız evdi. İlk yıllarda kaloriferimiz bile doğru düzgün çalışmazdı. Duvarlarını Sami boyamış, bahçedeki ağacı ben dikmiştim. Bülent o evin salonunda yürümeyi öğrenmişti. İlk bisikletini garajda sürmüş, askere giderken aynı kapının önünde bana sarılıp ağlamıştı.
Yıllar sonra eşim öldüğünde Bülent yanıma taşınmak istediğini söylemişti.
“Anne, yalnız kalma,” demişti. “Biz senin yanındayız.”
Ben de inanmıştım.
İlk zamanlarda gerçekten öyleydi. Fakat iki yıl önce geçirdiğim rahatsızlıktan sonra yürümekte zorlanmaya başlayınca evin içindeki hava değişmişti. Önce küçük şeylerle başlamıştı. Beni doktora götürmek “işlerini aksatıyordu.” Yemek saatim “düzenlerini bozuyordu.” Banyoya yardım istemem Pelin’i “yoruyordu.”
Sonra bir gün, mutfakta çay isterken Pelin’in iç çektiğini duydum.
“Bu böyle ne kadar devam edecek?”
O zaman önemsememiştim.
Yaşlılığın insanları yorduğunu düşünmüştüm.
Ama üç gece önce duyduklarım başka bir şeydi.
Gece yarısına doğru su içmek için odamdan çıkmıştım. Tekerlekli sandalyemi mutfağın koridoruna kadar sürdüğümde Bülent ile Pelin’in konuşmalarını duydum.
Pelin şöyle diyordu:
“Anneni huzurevine yerleştirince evi hemen satışa çıkaralım. Bu bölgedeki fiyatları gördün mü? Borçların yarısını kapatırız.”
Devamını Okumak için..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.