6:48 am - Hematom’un Bakın Nedenleri Neler ve Tedavisi Nasıl Olur
6:34 am - Stresli Olan İnsanlar Bakın Neden Kilo Verir?
6:08 am - İlk Randevunuzda Unutulmaz Olmanın 7 Yolu
5:55 am - Çocukların Beslenme Tarzı Akıllıklarını Nasıl Etkiliyor
11:23 am - Nasır Olan Ayak Bakımı Bakın Nasıl Yapılır?
11:18 am - Koltuk Altınızın Karartması Bakın Nasıl Geçer
2:16 pm - Memurlar izinli oldukları günlerinde başka bir yerlerde çalışabilir mi?
2:05 pm - Dünyanın en uzun yıldırım kayıtları tespit edildi
2:00 pm - Yıllar önce yaşamış olan böceklerin renkleri keşfedildi
1:55 pm - WhatsApp’ın en iyi özellikleri! senin için çok yararlı olacak
55 yaşında dulum kocam erken yaşta v’efat etti komşum o gece eve gelip..
Benim adım Gülseren. Elli beş yaşındayım. Kocamı henüz kırk iki yaşındayken kaybettim. O günden beri kasabanın biraz dışında bulunan, bahçeli ve eski evimizde tek başıma yaşıyorum.
Kocam Selim’le yirmi yıl evli kaldık. Çocuğumuz olmadı ama birbirimizi çok sevdik. En büyük hayalimiz, yaşlandığımızda bahçemizde oturup birlikte çay içmekti.
Ne yazık ki kader buna izin vermedi.
Selim, bir akşam işten dönerken trafik kazası geçirdi. Hastaneye kaldırıldığında artık çok geçti. Doktorlar onu kurtaramadı.
Cenazesinden sonra dünya başıma yıkıldı. Aylarca evden çıkmadım. İnsanların sesini duymak bile istemiyordum.
O zor günlerde yanımda olan tek kişi, karşı komşumuz Nihat’tı.
Nihat, Selim’in çocukluk arkadaşıydı. Elli sekiz yaşında, eşini yıllar önce kaybetmiş, sessiz sakin bir adamdı.
Bahçemdeki ağır işleri yapar, bozulan muslukları tamir eder, bazen de kapıma yiyecek bırakırdı.
Ancak son birkaç yıldır tuhaf davranmaya başlamıştı.
Özellikle Selim’in ölüm yıl dönümü yaklaştığında benden uzaklaşıyor, gözlerimin içine bakmaktan kaçınıyordu.
Bir şey sakladığını hissediyordum.
O gece, yıllardır içimde taşıdığım bütün soruların cevabını öğreneceğimden habersizdim.
Saat gece yarısını biraz geçmişti. Dışarıda şiddetli yağmur yağıyordu. Tam yatmaya hazırlanırken kapım üç kez çalındı.
Bu saatte kim olabilirdi?
Kapının dürbününden baktığımda Nihat’ı gördüm. Sırılsıklamdı. Bir elinde eski bir deri çanta tutuyordu.
Kapıyı açtım.
“Gülseren, seninle konuşmam gerekiyor.”
“Bu saatte ne oldu Nihat? İyi misin?”
Yüzü bembeyazdı.
“Selim hakkında bilmen gereken bir şey var.”
Kocamın adını duyunca kalbim hızla çarpmaya başladı.
Nihat içeri girip çantayı masanın üzerine bıraktı.
“On üç yıldır bu anı erteliyorum. Ama artık zamanım kalmadı.”
“Neden bahsediyorsun?”
Çantanın kilidini açarken ellerinin titrediğini fark ettim.Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.