6:48 am - Hematom’un Bakın Nedenleri Neler ve Tedavisi Nasıl Olur
6:34 am - Stresli Olan İnsanlar Bakın Neden Kilo Verir?
6:08 am - İlk Randevunuzda Unutulmaz Olmanın 7 Yolu
5:55 am - Çocukların Beslenme Tarzı Akıllıklarını Nasıl Etkiliyor
11:23 am - Nasır Olan Ayak Bakımı Bakın Nasıl Yapılır?
11:18 am - Koltuk Altınızın Karartması Bakın Nasıl Geçer
2:16 pm - Memurlar izinli oldukları günlerinde başka bir yerlerde çalışabilir mi?
2:05 pm - Dünyanın en uzun yıldırım kayıtları tespit edildi
2:00 pm - Yıllar önce yaşamış olan böceklerin renkleri keşfedildi
1:55 pm - WhatsApp’ın en iyi özellikleri! senin için çok yararlı olacak
İkiz kız kardeşim Zeynep kaybolduğunda henüz beş yaşındaydım. O günleri hayal meyal hatırlasam da, o kara günün ağırlığı bütün bir ömrümün üzerine çökmüştü. Annem ve babam fabrikada var alı çalışıyorlardı, bu yüzden o gün Zeynep ve benimle anneannem ilgileniyordu. Çok hastalanmışım, ateşim alev alev yanıyor, nefes almakta bile zorlanıyordum. Anneannem, ben yorgunluktan sızana kadar başucumda ıslak bezlerle bekledi. O sırada içindeki enerjiye sığamayan Zeynep. o çok sevdiği kırmızı plastik topuyla oynamak için dışarı fırlamış. Sonrası uçsuz bucaksız bir karanlık Anneannem beni uyuttuktan sonra bahçeye çıkıp Zeynepi içeri çağırmış, ancak karşılığında duyduğu tek şey rüzgarın sessizliği olmuş
Polis günlerce, aylarca her yeri aradı Göller, ormanlar, kasabanın terk edilmiş evleri… Aylar süren umutsuz bekleyişin ardından, polis aileme Zeynep’in ölü bulunduğunu söyledi. O yaşta ölümü pek kavrayamıyordum ama evin içindeki o boğucu atmosferi çok iyi hissediyordum “Zeynep nerede bulundu? Ne zaman oldu? Nasıl oldu?” diye annemi her darladığımda beni öfkeyle geçiştirirdi “Bunlar bilmene gerek yok, bana bunu sürekli sorarak acımı deşiyorsun, beni yaralıyorsun!” diye bağırırdı. Ben de bir daha hiç sormadım. Ne bir cenaze töreni hatırlıyorum ne de küçük bir mezar taşı. O, hayatımızdan aniden silinip gitmişti.
Bu olayın üzerinden tam 68 uzun yıl geçti. Kendi yuvamı kurdum, çocuklarım, torunlarım oldu ve dışarıdan bakıldığında kusursuz, harika bir hayat yaşadım. Adım Elif, başarılı bir kariyere ve sevgi dolu bir aileye sahip şanslı bir kadındım. Ancak Zeynep’in hayaleti, onun o neşeli kahkahası beni bir gün olsun yalnız bırakmadı
Geçtiğimiz günlerde, en büyük torunumun üniversiteyi kazanması vesilesiyle onu ziyaret etmek için başka bir şehre uçtum. Yaşadığım onca telaşın ardından kısa bir mola vermek istemiştim. Bir sabah, torunum dersine gitmek için evden çıkınca, ben de otele yakın, küçük, şirin bir lokal kafeye gittim ve kendime bir kahve almak için sıraya girdim. Hayatımın en büyük şokunu yaşayacağımdan habersiz, sıradan bir sabahtı
Birden önümden bir ses duydum. Benim sesimdi bu! Kendi ses tonumu, kendi vurgularımı duymak beni irkiltti. Kadın kasada durmuş, paket kahvesini alıyordu. Bana doğru döndüğü an kanım damarlarımda dondu. Nefesim kesildi, kalbim göğüs kafesimi kırıp çıkacakmış gibi atmaya başladı Karşımda duran kadın, aynı ses, aynı yüz, aynı göz çizgileri ve aynı yaş. Sanki yıllanmış bir aynanın karşısında kendime bakıyordum… Devamını okumak için Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.