6:48 am - Hematom’un Bakın Nedenleri Neler ve Tedavisi Nasıl Olur
6:34 am - Stresli Olan İnsanlar Bakın Neden Kilo Verir?
6:08 am - İlk Randevunuzda Unutulmaz Olmanın 7 Yolu
5:55 am - Çocukların Beslenme Tarzı Akıllıklarını Nasıl Etkiliyor
11:23 am - Nasır Olan Ayak Bakımı Bakın Nasıl Yapılır?
11:18 am - Koltuk Altınızın Karartması Bakın Nasıl Geçer
2:16 pm - Memurlar izinli oldukları günlerinde başka bir yerlerde çalışabilir mi?
2:05 pm - Dünyanın en uzun yıldırım kayıtları tespit edildi
2:00 pm - Yıllar önce yaşamış olan böceklerin renkleri keşfedildi
1:55 pm - WhatsApp’ın en iyi özellikleri! senin için çok yararlı olacak
Otobüste iki ser seri bana yer vermeyip ba’kın ne yaptı..
Otobüse bindiğimde karnımdaki bebeğin ağırlığını neredeyse bütün bedenimde hissediyordum. Sekiz aylık hamileydim ve o gün sabahtan beri ayaktaydım. İşten çıkmış, eve gitmek için bindiğim otobüste yalnızca birkaç dakika oturup nefes almayı hayal ediyordum.
Fakat otobüs tıklım tıklımdı.
Bir elimle tutunma demirine sarıldım, diğer elimle karnımı destekledim. Tam o sırada ön koltuklardan birinde oturan iki genç dikkatimi çekti. İkisi de yirmili yaşlarının başındaydı. Yüksek sesle konuşuyor, kahkahalar atıyor ve etraflarındaki insanları rahatsız ediyorlardı.
Yanlarına yaklaşıp kibarca,
“Affedersiniz, mümkünse biraz oturabilir miyim? Hamileyim ve ayakta durmakta zorlanıyorum,” dedim.
Gençlerden biri başını kaldırıp karnıma baktı. Sonra arkadaşına dönerek alaycı bir şekilde güldü.
“Ne olmuş yani? Hamileysen özel koltuk mu yaptılar sana?”
Arkadaşı da kahkahayı bastı.
“Abla, biraz daha dayan. Bebek doğunca zaten bütün gün oturursun.”
Otobüsteki birkaç kişi dönüp onlara baktı ama kimse bir şey söylemedi.
Yüzüm kızardı. Tartışmak istemiyordum.
“Ben sadece rica ettim,” dedim.
Gençlerden biri koltuğa iyice yayıldı.
“Biz de oturuyoruz işte. Senin yüzünden niye kalkalım?”
O anda otobüs ani bir fren yaptı.
Dengemi kaybedip öne doğru savruldum. Karnımı korumak için refleksle iki kolumu karnıma sardım. Neyse ki yanımdaki yaşlı bir kadın kolumdan tutarak beni düşmekten kurtardı.
“İyi misin kızım?” diye sordu endişeyle.
“İyiyim,” dedim ama sesim titriyordu.
İki genç ise hâlâ gülüyordu.
Tam o sırada arkalarında duran adamı fark ettim.
Kırklı yaşlarında, uzun boylu, düzgün giyimli bir adamdı. Üzerinde pahalı olduğu her halinden belli olan koyu renk bir takım elbise vardı. Elinde deri bir çanta taşıyordu. Başından beri sessizce yaşananları izliyormuş.
Adam bir anda öne doğru eğildi.
“Gençler.”
İki genç sustu.
Adamın sesi sakindi ama öyle bir ağırlığı vardı ki otobüsün içindeki herkes ona döndü.
“Biriniz kalkıp hanımefendiye yer verebilir mi?”
Gençlerden biri küçümseyerek baktı.
“Amca, sen de mi başladın? Kendin yer ver.”
Adam hafifçe gülümsedi.
“Ben vereceğim. Ama önce sizin neden kalkmadığınızı anlamak istiyorum.”
Diğer genç kahkaha attı.
“Çünkü istemiyoruz. Bir sorun mu var?”
Adam birkaç saniye onları süzdü.
“Evet. Bir sorun var.”
Sonra bana döndü.
“Hanımefendi, lütfen benim yerime oturun.”
“Gerek yok, siz—”
“Lütfen.”
Yerinden çekilip bana doğru geldi. Ben otururken adam ayakta kaldı.
Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.